BT Corporate - шаблон joomla Оригами

UAC Mühendislik

Gürültü Ölçümleri

Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel
gurultu

SES, GÜRÜLTÜ, GÜRÜLTÜ KAYNAKLARI VE GÜRÜLTÜNÜN ETKİLERİ
Ses ve Gürültü
Günlük yaşamda, seslerin varlığı, insanların kendilerini iyi hissetmesi için gereklidir. Konuşma, müzik, doğadaki sesler, yaşantımız için vazgeçilmezdir. Ancak, istenmeyen ses olarak tanımlanan gürültü, insan sağlığını olumsuz olarak etkiler. Günümüzde gürültünün olumsuz etkileri, eskiden olduğu gibi, sadece fabrikalarda uzun süreli gürültüye bağlı işitme kaybı durumlarında incelenmemektedir. Araştırmalar, açık alanlar ve iç mekânlardaki her tip gürültüyü kapsamaktadır.

Ses Seviyesi
Sesin iki temel karakteristiği frekans ve şiddettir.
Frekans birim zamandaki titreşim sayısı olup, birimi Hz’ dir.
Bütün titreşimler kulak tarafından duyulmaz.
İnsan kulağı 20 Hz ile 20.000 Hz’lik frekans aralığında sesleri duyar.
Kulağın en duyarlı olduğu frekans aralığı 1.000 - 4.000 Hz arasıdır.
Ses basınç seviyesi birimi desibeldir ve dB simgesi ile gösterilir.
dB bir ses değerlendirme birimidir.
Ses seviyesinin birimi, kullanılan ağırlık eğrisine göre dBA, dBB ya da dBC dir.
dBA insan kulağının en duyarlı olduğu orta ve yüksek frekansların özellikle vurgulandığı bir ses değerlendirme birimidir.

Gürültü Seviyesi

Gürültü; istenmeyen, rahatsız edici ya da sağlığı tehdit eden seslerdir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplum sağlığını ve konforunu çeşitli biçimlerde etkileyen yaygın kirlilik türlerinden biri gürültü kirliliğidir.
dB(A) olarak ölçülmektedir.
dB(A) skalası logaritmik bir yapıya sahiptir.
Duyma sınırı / eşiği 0 dB(A) olup 120–130 dB(A) ise ağrı eşiğidir.
Yaklaşık olarak bir ses 6–10 dB(A) artırılırsa insan kulağı tarafından 2 kat olarak hissedilir.
Trafik akışındaki yoğunluğun yarıya düşürülmesi yaklaşık olarak 3 dB lik bir azaltım sağlarken, yoğunluğun iki kat artırılması yaklaşık olarak 3 dB lik bir artışa neden olur.

Açık alanda mevcut olan gürültü kaynakları:
Yapıların dışında yer alan kaynaklardan üretilen ve gerek yapı içindeki hacimleri ve gerekse yapı dışındaki açık alanları kullanan kişileri etkileyen gürültülerdir.
Bunlar da şu şekilde gruplandırılabilir:
Ulaşım gürültüleri (Karayolu, denizyolu, demiryolu, uçak ve havaalanı gürültüleri)
Endüstri gürültüleri (endüstriye ait araç, gereç ve makineler ile işyerlerindeki çeşitli faaliyetlerden doğan gürültüler)
Yapım (şantiye) gürültüleri (yol ve bina yapım işlerinin ve yapım makinelerinin gürültüleri)
İnsan etkinliklerine ilişkin gürültüler (yüksek sesle konuşma, bağırma, çocuk sesleri, spor alanları, atış alanları, radyo TV ve müzik sesleri vb)
Eğlence ve ticari amaçlı gürültüler (açık hava sinemaları, eğlence yerleri, yükseltilmiş reklamlar, satıcı sesleri, kaset ve plakçıların müzik sesleri gibi)
Yapı içi gürültü kaynakları: Yapıların içinde yer alan kaynaklardan doğan seslerdir.
Konuşma sesleri
Adım sesleri
Ev araçlarının gürültüleri
Yükseltilmiş müzik sesleri
Darbe ve eşya sürtünme sesleri
Kapı çarpmaları
Büro gürültüleri
Garaj gürültüleri
Çeşitli makine ve donanımların gürültüleri (asansör, tesisat v.b.)
Yapı içinde yer alan her türlü işyerinden gelen özel gürültüler

Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri
Gürültünün etkisine karşı insan davranışları iki grupta toplanmaktadır. Birincisi, ancak duygu ve duyuların açıklanmasıyla belirlenebilen psikolojik rahatsızlık, ikincisi ise; çeşitli ölçme metotlarıyla belirlenebilen fizyolojik rahatsızlıktır. Bu sebeple, insan sağlığı ve konfor şartları açısından mimari tasarım aşamasında gürültü kontrolü yapılması gerekir.
Gürültünün insan üzerindeki etkileri incelenirken üç önemli etken göz önüne alınabilir:
Can sıkması,
İletişimi engellemesi,
Devamlı duyma bozukluğu riski,
Bunlarla beraber, hacmin kullanımı, hangi zamanda kullanıldığı, gürültünün süresi ve tipi gibi dikkate alınması gereken birçok etken bulunmaktadır.

Gürültülerin Sınıflandırılması
I. Derecedeki Gürültüler 30 – 65 dBA
Konforsuzluk
Rahatsızlık
Sıkılma duygusu
Kızgınlık
Konsantrasyon
Uyku Bozukluğu
II. Derecedeki Gürültüler 65 – 90 dBA
Fizyolojik gürültü
Kalp atışının değişimi
Solunum hızlanması
Beyindeki basıncın azalması
III. Derecedeki Gürültüler 90 – 120 dBA
Fizyolojik gürültü
Baş ağrısı
IV. Derecedeki Gürültüler 120 – 140 dBA
İç kulakta bozukluk
V. Derecedeki Gürültüler 140 ? dBA
Kulak zarının patlaması.

Gürültü Açısından Etkenler
1)Fiziksel Etkenler
İşitme Hasarlılığı
2)Fizyolojik Etkenler
Vücuttaki Bozukluklar
Kalp atışının bozulması
Kesiklik
Metabolizmada bozukluk
Uyku bozukluğu
3)Psikolojik Etkiler
Sinir sistemi dejenere olur
Aşırı tepkiler
Hoşnutsuzluk, tedirginlik duygusu
4)Performans Etkileri Eylem üzerindeki etkisi
Konuşma ile girişim olayının olması konuşmanın kesilmesi
Dinleme ve anlaşma güçlüğü
Konsantrasyonun kesilmesi
Dinlenmenin etkilenmesi
Dinlenme ve bozukluğu

ÇEVRESEL GÜRÜLTÜ VE ÖLÇÜM PARAMETRELERİ (DEĞERLERİ)
Çevresel Gürültü ve Türleri Çevresel Gürültü; Ulaşım araçları, kara yolu trafiği, demir yolu trafiği, hava yolu trafiği, deniz yolu trafiği, açık alanda kullanılan teçhizat, şantiye alanları, sanayi tesisleri, atölye, imalathane, işyerleri ve benzeri ile rekreasyon ve eğlence yerlerinden çevreye (dışarıya) yayılan, istenmeyen veya zararlı açık hava seslerinin bütünü ile yapı içindeki mekânik sistemler ve diğer kaynaklardan doğan ve diğer bir mekân içinde bulunan insanları olumsuz etkileyen yapı içi gürültüleri ifade eder. Yapılan çalışmalar bazı belirli karakteristik özelliklere sahip seslerin insanlar tarafından gürültü olarak hissedildiğini ortaya çıkarmıştır. Örneğin ses dar bant aralığında sıkışmışsa, bu ses aynı enerjideki daha geniş banta yayılan sesten daha gürültülü olarak algılanmaktadır. Başka bir örnek ise sesin yükselme periyodu ile ilgili. Aynı enerjideki iki sesten hızlı yükselen ses daha gürültülü olarak algılanır. Düzensiz, değişken bir ses kararlı bir sese göre daha gürültülü olarak algılanabilmektedir.
Bir gürültünün karakteri,

  1. Gürültünün;
  2. Frekans spektrumu,
  3. Seviyesinin zamanla değişimi ve
  4. Ses alanının özelikleri ile tanımlanabilir.


Frekans spektrumu açısından gürültü türleri
Frekans spektrumuna bağlı olarak gürültü, o Sürekli spektrum (geniş bant gürültüsü) o İşitilebilir ayrı tonlardaki spektrum (dar bant gürültüsü) olarak ikiye ayrılabilir.
Sürekli geniŞ bant gürültüsü
Birçok gürültü türü sürekli bir spektruma sahiptir. Yani; gürültüyü meydana getiren sesin frekansı, bir veya birkaç frekans aralığına değil, bütün frekansları içerecek şekilde tüm frekans boyunca yayılmıştır. Sürekli geniş bant gürültüsüne örnek olarak bir beyaz gürültü olan konuşma sesi gürültüsü verilebilir.
Sürekli dar bant gürültüsü
Bu gruba giren seslerde genel olarak birkaç frekans yoğun olarak yer alır. Diğer bir deyişle, gürültü içindeki belirgin tonlar açık olarak işitilebilir. Örnek olarak; daire testerenin çıkardığı ses özellikle yüksek frekansları ihtiva eder ve bu sınıf içinde yer alır.

Zamana bağlı olarak gürültü türleri
Kararlı (sürekli) gürültü
Hiç kesintiye uğramadan, aynı modda çalışan ekipmanlar tarafından oluşan gürültüdür. Örnek olarak; pompaların ve fanların oluşturdukları çevresel gürültüler verilebilir.
Kararsız gürültü
Gözlem süresinde gürültü seviyesinde önemli değişiklikler olan gürültülere denir. Kararsız gürültüler kendi içinde üçe ayrılır. Dalgalı gürültü
Gözlem süresince seviyesinde sürekli ve önemli ölçüde değişiklikler olan gürültülere denir.
Kesikli gürültü
Gözlem süresince seviyesi aniden ortam gürültü seviyesine düşen ve ortam gürültü seviyesi üzerindeki değeri bir saniye veya daha fazla sürede sabit olarak devam eden gürültülerdir. Trafik ve durup yeniden çalışan vantilatör gürültüleri bu gürültü türüne en güzel örneklerdir.
Vurma (darbe) gürültüsü (anlık gürültü)
Her biri bir saniyeden daha az süren bir veya birden fazla vuruşun çıkardığı gürültüdür. Bir seste hızlı ve kısa değişimler yaşanıyorsa bu seste darbesel karakteristik var demektir. Aniden oluşan yüksek seviyeli çarpma, darbe ve patlama gürültüleri bu tiptendir. Kazık çakan inşaat makineleri, darbeli çalışan presler, taş ocaklarında dinamit patlatmaları veya matbaa makineleri bu gürültü türüne örnek olarak verilebilir. Rahatsızlık etkileri daha fazladır.
Çevresel Gürültü Ölçüm Parametreleri
Ses Seviyesi ve Ses Gücü Seviyesi
Ses güç seviyesi (PWL) kaynağın bulunduğu yeri (hacmi) göz önüne almadan kaynak tarafından yayılan gürültünün gücünü veya sesin miktarını ifade eder. Ses güç seviyesi (PWL), kaynağı çevresinden bağımsız olarak değerlendirmek için kullanılır. Diğer taraftan, Ses şiddet seviyesi ? ? IL ve ses basınç seviyesi (SPL) sesin işitildiği hacmin akustik karakteristiğine bağlıdır.

Oktav Bantları ve Gürültünün Frekans Dağılımı
İşittiğimiz sesler, aralığı olan 20 – 20 000 Hz arasında yaklaşık olarak 20 000 tane frekanstan oluşur, bu 20 000 tane frekansta işlem yapmak oldukça zor ve zahmetli olduğundan 20 000 tane frekans bazı aralıklara bölünmüştür. Ses analizlerinde incelenecek frekans aralıklarına oktav bandı denir ve bir oktav bandında, bandın üst limit frekansı alt limit frekansının iki katına eşittir. Her oktav bandında çok sayıda frekans vardır, alçak frekansların özellikleri çok sık aralıklarla değiştiğinden, alçak frekansların oktav bantlarında frekans sayısı az, yüksek frekanslı oktav bandında frekans sayısı daha fazladır. Bu sayı alçak frekanslardan yüksek frekanslara doğru artar. Tablo 2.2 de oktav bantlar ve merkez frekansları verilmektedir. Her oktav bandında çok sayıda frekans bulunmaktadır. Bu frekansları temsil etmek için merkez frekanslar bulunur. Merkez frekanslar bandın geometrik ortalamasını verirler.

Oktav bantlarda üst sınır frekansının alt sınır frekansının iki katı olacak şekilde tanımlanmasının nedeni kulağın yapısından dolayıdır. Kulak, frekans oranları tam sayı olan iki sesi benzer ses olarak algılar.
Çevresel gürültü ölçümlerinde genel olarak 1/1 ve 1/3 oktav bantlar kullanılmaktadır. 1/1 oktav bantta; incelenen ses, 8 merkez frekansa ayrılarak işlem yapılırken 1/3 oktav bantta incelenen ses 24 tane merkez frekansa ayrılarak daha detay analiz etme imkânı sağlar.
Yukarıda ifade edilen oktav bantlar dışında gerek görülmesi hâlinde 1/12 ve FFT (Fast Fourier Time) gibi çok daha veri imkânı sağlayan frekans analiz durumları da mevcuttur.

Ağırlıklamalar
Ses ölçer sistemi tarafından bir sesin ölçümü sırasında, değerlendirilen ses, havadaki basınç değişimlerine duyarlı hassas diyaframlara sahip mikrofonlar tarafından elektrik akımlarına ve yükselteç (amplifikatör) vasıtası ile uygun akım sinyallerine dönüştürülür. Elde edilen sinyallerin analizi için çeşitli ağırlıklama filtreleri kullanılır. Bu filtreler, sesin frekansına ve kullanılan ekipmanın değerlendirilen sese karşı tepki zamanına bağlı olarak ikiye ayrılır:
Frekans ağırlıklamaları Kullanılan ekipmanlar tarafından ölçülen sesin insan kulağı tarafından nasıl algılandığını gösteren bu filtreler genellikle A,B,C ve D ağırlıklama olarak bilinirler. Bu ağırlıklamalar arasında çevresel gürültü ölçüm ve değerlendirmelerinde genellikle kullanılmakta olan A ve C ağırlıklamalar aşağıda açıklanmaktadır.

A-Ölçümlü Ses Basınç Seviyesi (A-Ağırlıklama)
Çevresel gürültü ölçüm ve değerlendirmelerinde A- ölçümlü ses basınç seviyesi sıklıkla kullanılmaktadır. A-ölçümlü ses basınç seviyesinde, düşük frekansların yoğunluğu, orta ve yüksek frekanslardan düşüktür. A- ölçümlü ses basınç seviyesinin birimi dB(A) dır. İnsan kulağının işitme sistemi, en çok 1000-4000 Hz arasındaki orta frekans aralığına daha duyarlıdır.
dB: Ölçüleni Verir
dBA: Kulağımızın algıladığı sesi verir

C-Ölçümlü Ses Basınç Seviyesi (C-Ağırlıklama)
31.5-8000 Hz frekansları arasındaki tüm frekanslara eşit önem verilir. Yaklaşık olarak düz bir frekans tepkisi vardır.
Zaman ağırlıklamaları
Çevresel gürültüler her zaman kararlı (zamanla değişmeyen) bir yapıya sahip olmayıp zamanla büyük değişimler gösterebilmektedir. Gürültünün karakteristik yapısındaki bu değişimlerin gürültü ölçüm ve değerlendirmelerinde kullanılan ölçüm sistemleri, tasarımları sebebiyle ortam gürültüsünün ani yükselme ve alçalmalarına anında ulaşamazlar. Bu seviyeyi yakalayabilmeleri için kısa da olsa bir yükselme ve sönümlenme süreleri vardır.
Ses ölçüm cihazlarının sabit tondaki sinyallere karşı vereceği tepkiler Uluslararası Elektroteknik Komitesi (IEC) tarafından standart hale getirilmiştir. Çevresel gürültü ölçümlerinde kullanılan ses seviyesi ölçerlerin tepki süresini belirlemek üzere üç farklı zaman ağırlığı seçilebilir. Ölçülecek gürültünün karakterine göre, hızlı, yavaş ve darbeli zaman ağırlıkları seçilmelidir. (Bakınız resim 2.1)
Hızlı (F) zaman ağırlıkları: 1 saniyede 8 ölçüm kaydının yapıldığı, hızlı ölçüm modu olarak anılan, çabuk değişim gösterebilen gürültünün değerlendirilmesinde kullanılan moddur. Yavaş (S) zaman ağırlıkları: Saniyede bir ölçüm kaydının yapıldığı, zamanla fazla değişmeyen gürültüler için veya ani ve istenmeyen gürültülerin (kapı çarpması gibi) ölçümü etkilememesi için değişim göstermeyen kararlı gürültünün değerlendirilmesinde kullanılan ölçüm modudur.
Darbeli (I) zaman ağırlıkları: 35 mikro saniyede bir ölçüm kaydının yapıldığı ve patlama, darbe gibi çok ani olarak değişim gösteren gürültülerin değerlendirilmesinde kullanılan ölçüm modudur.

Eşdeğer Sürekli Gürültü Seviyesi (Leq)
Eşdeğer sürekli ses basınç seviyesi (LAeq,T) belirli bir T zamandaki ortalama ses basınç seviyesini tanımlamak için kullanılır. Ortalama zaman T’ nin tanımlanması önemlidir. T, saniye, dakika ya da saat olabilir. Genellikle Leq, A ölçümlü filtreler kullanılarak ölçülmektedir. Bu sebeple literatürde LAeq, T olarak sıkça geçmektedir. T zamandaki ortalama ses enerjisini bulduğu için, bu işleme enerji ortalaması da denilebilir.

LAeq,T nin ölçülmesinde, ses seviye ölçerlerinin zaman entegrasyonunun, hızlı ya da yavaş tepki zamanlı olması önemlidir.
Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Bölümü Leq göstergesinin genel olarak çevresel gürültünün ölçüm ve değerlendirmesinde temel olarak kullanılma gerekçeleri;
Gürültünün insan üzerindeki etkileri ile mükemmel uyuşmakta olması,
Kesin, basit ve pratik olması,
Hem planlamada hem uygulamada kullanılabilir olması,
Halen kullanılan metotlarla çok benzerlik göstermekte olması,
Kullanılan ölçüm cihazlarının standartlara uygun ve piyasada kolay bulunabilmesi,
Ses Etkilenim Seviyesi (SEL, LE) Kısa süren ve yükseldikten sonra alçalan tekil gürültü olaylarının tek bir değerle ifade edilebilmesinde ses etkilenim seviyesi (SEL, LE) kullanılır.
SEL parametresi her zaman için 1 saniyeye normalize edildiğinden ölçüm süreleri farklı olan olayların karşılaştırılabilmesinde de kullanılabilir.
Ölçüm cihazlarının gelişmesiyle beraber SEL parametresi doğrudan doğruya cihaz üzerinden takip edilebilir bir hale gelmiş ve farklı noktalardaki gürültülerin birleştirilmesi veya karşılaştırılması amacıyla da kullanılmaya başlanmıştır.
İstatistiki Ses Seviyesi LN olarak gösterilen istatistiki ses seviyesi, belirli bir zaman dilimi içinde ölçülmüş gürültü ortamını anlatmakta olup zamanın yüzde N inde aşılmış gürültü seviyesi anlamına gelmektedir. Çevresel gürültünün değerlendirilmesinde, istatistiksel dağılımların ölçülmesi ve incelenmesi oldukça faydalıdır.
İstatistiki ses seviyesi, belirli bir olay sırasında (örneğin araç trafiği) dalgalanan gürültü seviyelerini belirtir. Kapsadığı zaman herhangi bir uzunlukta olabilir, fakat genellikle bir saat ya da daha fazla olur. Değişik ağırlık faktörleri de kullanılabilir ama genellikle A-ağırlıklı ses seviyesi kullanılır.
L10, L50, L90 en çok kullanılan istatistiki değerlerdir. L10, yüksek düzey ve kısa süreli gürültülerin ortalama bir ölçümünü verir. L50, orta ses seviyesidir ve zamanın %50 sinde aşılan ses seviyesini gösterir. L90 ise zamanın %90 ında aşılan ses seviyesini gösterir.
L10 ile L90, arasındaki fark, gürültü seviyelerinin zamanın yüzde 80’inde geçirdiği alanı gösterir. Belirli bir zamanda, gürültü seviyelerinin standart sapması, istatistiki dalgalanmayı gösterir.

L10, toplam gürültü, ölçüm süresinin %10’u kadar bir süre içinde aşılan gürültü seviyesini gösterir. Geri kalan %90’lık sürede, gürültü seviyesi bu seviyenin altında kalmıştır. Bu parametre, ölçülen gürültünün maksimum seviyesi hakkında bilgi içerir.
L50, toplam gürültü, ölçüm süresinin %50’si kadar bir süre içinde aşılan gürültü seviyesini gösterir. Bu parametre, ölçümü yapılan çevresel gürültünün ortalama seviyesi hakkında bilgi içerir.
L90, toplam gürültü, ölçüm süresinin %90’ı kadar bir süre içinde aşılan gürültü seviyesini gösterir. Geri kalan %10’luk sürede, gürültü seviyesi bu seviyenin altında kalmıştır. Bu parametre, ölçümü yapılan çevresel gürültünün arka plan seviyesi hakkında bilgi içerir.

Maksimum ve Minimum Gürültü Seviyeleri
Ölçüm süresi içinde ulaşılan maksimum ve minimum gürültü seviyelerinin, A-Ağırlıklı frekans filtresi ve hızlı, yavaş ve darbeli zaman ağırlıklamaları kullanılarak belirlenmesi de önemlidir.

Çevresel Gürültünün Rahatsızlık Seviyesi
Darbeli, tonal veya kesikli çevresel gürültünün insanlar üzerinde yarattığı rahatsızlığın değerlendirilmesinde, eşdeğer sürekli ses seviyesi yetersiz kalmaktadır. Böyle durumlarda, tonal değişim, darbesellik etkilerinin de dâhil edildiği Etkilenim Seviyesi (LAr,Tr) kullanılmaktadır.
Aynı değerdeki seslere maruz kalan kişilerin etkilenme seviyeleri aynı olmayabilir. Ör: Aynı değerdeki zil sesi (tonal değişim içerebilir), fan sesi (düşük frekans ve tonal değişim içerebilir) ve müzik sesleri (düşük frekans içerebilir). Gerçek etkilenim seviyesinin belirlenmesi amacıyla LAr,Tr tanımlanmıştır.

ÖLÇÜM SİSTEMİ , DENETİM EKİBİ, ÖLÇÜM HAZIRLIKLARI
Ölçüm Sistemleri 4 ana bileşenden oluşur:

  1. Mikrofon ya da dönüştürücü: Basınca hassas bir diyafram sayesinde, ses basıncındaki değişimleri, değişik elektrik akımlarına dönüştürür.
  2. Amplifikatör: Çok küçük elektrik akımı sinyallerini kullanılabilir bir seviyeye yükseltir.
  3. A-ağırlıklı Şebeke ya da diğer elektronik filtreler: Elektrik sinyalini analiz eder.
  4. Sayaç: Elektrik sinyallerinin analog ya da dijital değerlerini dB olarak gösterir.

Bir ses seviyesi ölçer genellikle hızlı ve yavaş konumda çalışabilir. Hızlı konum, saniyenin 8’de 1’inde ortama gürültü seviyesini oldukça doğru bir şekilde verir. Böylece bir akustik sinyalin zamana bağlı kalitesi kolayca analiz edilebilir. Ama doğru ölçüm yapabilmek için zaman çok kısa olabilir. Yavaş konum, 1 saniyelik bir zaman için ölçüm yapar.
Birçok ses seviyesi ölçerde A, B ve C ağırlıklı şebeke bulunur. Bunlar sesin yüksekliğini insan kulağının hassaslığına göre ayarlamak için geliştirilmişlerdir. Günümüzde B - ağırlıklı ölçümler tercih edilmemektedir.
A-ağırlıklı şebeke, 500 Hz’in altındaki ses seviyelerinin ağırlığını azaltır, 1000-4000 Hz arasındaki ses seviyelerinin ağırlığını arttırır. Bu, insan kulağının sese tepkisine göre ayarlanmıştır ve yüksek frekans seslerinin alçak frekans seslerden daha rahatsız edici olmasına göre tasarlanmıştır. C-ağırlıklı şebeke ise, 100 Hz’in altındaki ve 5000 Hz’in üstündeki ses seviyelerinin ağırlığını azaltır, diğer frekanslar için değişiklik yapmaz.
Gürültü Ölçümünün Planlanması
Saha çalışmalarına başlanmadan/gidilmeden önce ölçüm yapılacak gürültü kaynağı, gürültüye maruz kalan yapı hakkında gerekli bilgiler toplanmalıdır. Mümkün olması hâlinde gidilecek alana ait google earth çıktısı üzerinde şikâyet kaynağı ve mahalli belirlenmeli, incelenmeli, olası ölçüm noktaları belirlenebilmelidir.
Gürültü ölçümleri öncesinde gürültünün hangi amaçla, ne şekilde, ne kadar süre ile değerlendirileceği, değerlendirme zaman dilimi konularında bir planlamanın yapılması büyük kolaylıklar sağlayabilmektedir.

Genel olarak gürültü ölçüm amaçları:
Gelen Bir Şikâyeti Değerlendirme,
Yasalara Uygunluğu Denetleme,
Maruz Kalan Kişi Sayısını Belirleme,
Araştırmalar,
Kalibrasyon Doğrulama,
Arazi Kullanım Planlaması veya Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED),
Gürültü Haritalama,
Önlemlerin Etkinliğini Değerlendirme, olarak sıralanabilir.
Yukarıda ifade edilen amaçlara bağlı olarak gürültü ölçüm ekipmanı, ekibi, ölçüm süreleri, ölçüm noktaları ve zaman dilimleri hakkında düzenleme ve ayarlamalar değişim gösterebilir. Planlı ve/veya plansız yapılacak denetim alanlarına ait Google Earth verileri/haritaları ve/veya yöreye ait krokiler ile denetim mahallinin yapısını görmek, gürültü kaynaklarının konumları hakkında bilgi sahibi olmak, ölçüm yapılacak noktaların tespitine yönelik avantajlar sağlayabilmektedir.

Ölçüm Sistemlerinin Hazırlanması
Ön kontroller
Saha ölçümlerine geçilmeden önce bazı kontrol ve hazırlıkların yapılması gerekmektedir. Bunlar arasında ölçüm cihazı donanımının kontrol dilmesi, batarya durumlarının gözden geçirilmesi gibi işlemler yer almaktadır.
Ayrıca, ekipmanın kontrolü yapılmalı, doğruluğunu test etmek amacıyla cihaz kalibratörü ile kalibrasyonu yapılmalı, gürültü kaynağı, gürültüden etkilenen alanlar ve gürültünün yayılım yolları hakkında gerekli bilgiler toplanmalı, araştırmalar yapılmalıdır.
Kalibrasyon
Her ölçüm öncesi ve sonrası ölçüm cihazının (mikrofonun) kalibre edilmesi gerekmektedir. Kalibrasyonda esas olarak yaptığımız işlem, spesifik bir frekansta ses ölçerin hassasiyetini kontrol etmektir. (özellikle 1kHz ve 94 dBA)
Bu işlem, cihazın çalışmasının bir kontrolü olmasının yanı sıra, yüksek hassasiyetle doğru sonuçların elde edilmesini ve daha önce yapılmış olan ölçümlerle de karşılaştırılabilirliği sağlamaktadır. Bu sebeple kalibrasyon ölçümlerden önce ve sonra yapılmalıdır.
Saatler sürebilecek ölçümlerde kalibrasyon daha sık kontrol edilmelidir.
Neden Kalibrasyon Yapılmalı?
Kalibrasyon o günün çalışmalarının kaybolmadığını gösterir. Herhangi bir görülür arızanın olup olmadığı tespit edilir. Standartlar ve yönetmelikler kalibrasyon verilerini istemektedir. Çok olağandışı çevre koşulları ölçüm sonuçlarını etkileyebilir.
Yapılan ölçümlerin doğruluğu ve birçok değerlendirme (planlı / programsız denetimler v.b.) sonucunun adli makamlara taşınabileceği durumlarının göz önünde bulundurularak kalibrasyon ve kontrollerin yapılması gerekmektedir.

Ölçüm Ekipmanlarına İlişkin Genel Bilgiler
Bu bölümde; ölçüm ekipmanlarının genel özellikleri, sahip olmaları gereken minimum kriterler, yardımcı aksesuarlar ve tipleri üzerinde genel bir değerlendirme yapılacaktır.
Ölçüm aleti tipleri
Mikrofon, rüzgârlık, kablo ve kaydediciler IEC 61672-1:2002 de anlatılan Tip 1 ve Tip 2 standartlarına uygun olmalıdır. Ses ölçüm cihazlarının özelliklerini tarif eden çeşitli standartlar bulunmaktadır. Ses ölçüm cihazları ile ilgili standartlar arasında iki tanesi önemlidir. Bunlar;
IEC 651: Ses Ölçüm Cihazları ve
IEC 804: İntegral Alabilen Ses Ölçüm Cihazları.
Bu standartlar ses ölçüm cihazlarını hassasiyet derecelerine göre dört gruba ayırmaktadır. Dört hassasiyet seviyesi birbirinden toleranslarındaki farklılıklar sebebiyle ayrılmaktadır. Tip numarası yükseldikçe tolerans aralığı genişlemektedir. Farklı hassasiyet dereceleri farklı ölçümleri hedeflemektedir.
Tip 0: Laboratuar standardı olarak tespit edilmiştir ve en dar tolerans aralıklarına sahiptir.
Tip 1: Büyük bir hassasiyet ve doğrulukla gerek laboratuar koşullarında gerekse sahada ölçümler yapmaya yöneliktir. Birçok ülke standartlarında veya yönetmeliklerinde ölçümün resmi nitelik taşıması için cihazın en az Tip 1 koşullarını sağlaması gerektiği belirtilmektedir.
Tip 2: Genel amaçlı kullanımlar içindir. Sahada kullanılmak üzere düşünülmüştür. Herhangi bir raporlama gerektirmeyen kontrol amaçlı ölçümler için tercih edilebilir. Çevresel gürültü ölçümlerinde yaygın olarak kullanılan ekipmandır. Daha uygun bir fiyata sahiptir. Duyarlılığı +/- 2 dB olup saha çalışmalarında genellikle tercih edilir. Yalnız frekans analizi yapabilme özelliği taşımaması ve iç gürültü seviyesinin birçok alandaki mevcut arka plan gürültü seviyesinden daha yüksek olması en büyük dezavantajlarıdır.
Tip 3: Kontrol ölçümleri için tasarlanmış olmasına rağmen elektronik sektöründe kaydedilen ilerlemeler ve tolerans limitlerinin çok geniş olması sebebiyle bu tip cihazlara artık piyasada rastlanmamaktadır. Çağın gereksinimlerini karşılayamadığından tercih edilmemektedir.
Sonuç olarak çevresel gürültünün değerlendirilmesinde kullanılan ekipmanlar Tip 1 ve Tip 2 olup, uluslararası standartlarda Sınıf 1 ve Sınıf 2 olarak yeniden adlandırılmıştır.

Aksesuarlar/Yardımcı elemanlar
a) Mikrofon
Ölçüm ekipmanının en önemli parçasıdır.
b) Kalibratör
Her ölçüm öncesi ve sonrasında ses ölçerin doğru sonuçlar verdiğini teyit etmek amacıyla kullanılan bir cihazdır. Kalibratör, tek ya da çok tonlu, mikrofon üzerine yerleştirildiğinde belirli bir ses üreten bir alettir.
c) Mikrofon Uzatma Kablosu
Özellikle hassas ölçümlerde ses ölçerin mikrofonun hassasiyetine etki etmemesi için uzaktan kumanda etmek amacıyla kullanılan bir aksesuardır.
d) Mikrofon Koruma Köpüğü
Özellikle rüzgârlı havalarda rüzgârın oluşturduğu ekstra gürültü ile toz gibi mikrofona zarar verecek etkilerden korumak amacıyla kullanılan bir parçadır.
e) Ayaklık
Çevresel gürültü ölçümlerinde mikrofonun yerden yüksekliğinde sabitlendirilmesi sırasında kullanılan etkili bir parçadır. Elle yapılan çok uzun ölçümlerde ses ölçerin sabitliği belli bir süre sonra sağlanamama durumuna yönelik olarak kullanılması kaçınılmaz olan aksesuarlardandır.
Genel olarak, mikrofonun ölçüm ekipmanına bağlı olarak bulundurulması tavsiye edilmekle birlikte, çok düşük ses seviyelerinde ise operatörün ölçümler üzerindeki etkisini minimize etmek için mikrofonun desteğe sabitlendirilip bir ölçüm kablosu yardımıyla ekipmana bağlantısı gerçekleştirilmelidir. Bu nedenle, başkaca belirtilmediği ve uygun olduğu sürece ölçüm ekipmanının bir destek üzerine konulması gerekmektedir.
f) Veri Transfer Kablosu:
Verilerin PC gibi ortamına aktarılmasının ihtiyaç olduğu durumlarda kullanılan parçadır.
Verilerin PC gibi ortamına aktarılmasının ihtiyaç olduğu durumlarda kullanılan parçadır.
Çevresel gürültü ölçüm ve değerlendirmelerinde kullanılacak ekipman ve donanımın doğru olarak seçilmesi, yapılan ölçüm ve değerlendirmelerin sağlıklı olması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tercih sırasında, değerlendirilecek kaynak ve gerekli talepler birlikte değerlendirmeye alınmalıdır.
Örneğin, eğlence yeri gürültüsünün ölçümünde; Leq ölçümü yapabilen, A/C ağırlıklı, Hızlı(Fast)/Darbe(Impulse) konumlarında ölçüm yapabilme, 1/1 ve 1/3 oktav bant analizi özelliklerini taşıyan sınıf 1 türü ölçüm sisteminin tercih edilmesi faydalı olacaktır.
Zira ilgili mevzuat dâhilinde A ve C ağırlıklı sınır değerlerle birlikte 1/3 oktav bant analizi istenmektedir.

GENEL BİLGİLER
Amaç meşru ölçümler yapmak olduğuna göre, ölçümlerin bazı etkenlere bağlı olduğunu unutmamak gerekir:
Ölçülen olay
Ölçülmekte olan olay üzerinde ölçümün etkisi
Çevresel koşullar
Kullanılan aletlerin özellikleri
Aletlerin kullanım şekli
Ölçüm yapan kişi
Herhangi bir ölçümde, sonuçlara bakıp uygun olup olmadıklarını anlamak gerekir. Eğer sonuçlar doğru görünmüyorsa, olası hata kaynaklarını incelemek gerekir. Bu hatalar, zayıf bağlantılar, yanlış yerdeki kablolar, elektrik olmaması, düşük enerjili piller, yanlış ayarlanmış kontroller, hasarlı aletler veya manyetik alan olabilir.
Ölçümlere doğru yaklaşmak için her bir ölçümün kesinliğini, hata payını anlamak gerekir. Bu değer, laboratuvar ortamında 0.1 dB doğruluk oranına ulaşabilirken, alan ölçümlerinde 0.5 dB olabilmektedir.
Öte yandan, yapılan ölçümlerin ses seviyesi ortalamaları olduğunu da unutmamak gerekir. Ses seviyelerinde çeşitli belirsizlikler vardır ve düzeyler her zaman durağan değildir, bu yüzden ortalama alınmaktadır.
Genel olarak belirsizlikler aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilmektedir:
Kullanılan aletlerin değiştirilmesi
Gürültünün karakteristik yapısı,
Meteorolojik faktörler,
Ses kaynağının özelliği,
Ölçüm yapan kişinin tecrübesi
Ölçüm Teknikleri
Hata yapılmaması, para ve zaman kaybı yaşanmaması için önceden gerekli hazırlıklar yapılmalıdır. Verinin doğruluğundan emin olmak için ölçüme başlamadan ve hemen ölçüm sonrası kullanılan cihaz kalibre edilmelidir.